Parapsikoloji

Messing ve Kehanetleri « Genel

Wolf Messing, 10 Eylül 1899'da Varşova yakınlarındaki bir köyde doğdu. Esasında bir Polonyalıydı ve Yahudi Köyü'nde oturuyorlardı. Ailesi dindardı. 6 yaşında iken kutsal Talmud'u ezbere biliyordu. Komşu köyün din okuluna gitmeye başladı. 11 yaşına gelince dünyayı gezip görmek hevesiyle trene bindi. Zihinsel yeteneğini ilk olarak bu trende kullandı:

Biletleri kontrol eden memura bir kağıt parçası uzattı. Konsantrasyonu sayesinde bu kağıt parçasının, memur tarafından bir bilet olarak algılanmışını sağladı. Memur kağıt parçasını aldı çevirdi ve tekrar ona uzattı. Konsantrasyonu başarıya ulaşmış ve memur kağıt parçasını bilet olarak algılamıştı. Bu onun ilk parapsişik deneyiydi...

Berlin'e gitti ve orada bakkal çıraklığına başladı. Bir gün müşterilerinden birine mal götürürken yolda bayıldı. Hastahaneye kaldırıldı. Nabzı çok yavaş atıyordu. Dr. Abel bunu farketmeseydi, öldü diye mezara gömülebilirdi. Onu kurtaran Dr. Abel daha sonra kendisiyle yakından ilgilenerek, parapsişik yeteneklerinin daha gelişmesi için çalıştı. Onu tiyatroda bir işe başlattı. Orada kendi parapsişik yetenekleriyle ilgili çeşitli gösteriler yapıyordu.

Daha sonraları gittikçe tanınmaya başlayan Messing, devrin ünlü bilimadamlarıyla da tanışma fırsatı buldu. Einstein, Freud ve diğer tanınmış bilimadamlarıyla önemli deneyler gerçekleştirdi. Avrupa'yı, Uzakdoğu'yu gezen Messing 1927'de Hindistan'da Gandi ile tanıştı. Gandi ile telepati deneyleri gerçekleştirdi. Messing'in inanılmaz bir telepati yeteneği vardı. Bunun yanısıra kehanetleriyle de dikkatleri üzerinde toplamıştı...

1940 yılında Rus Alman ilişkilerinin son derece olumlu olduğu günlerde: "Bir gün gelecek Sovyet tankları Berlin sokaklarını çiğneyecektir..." diyerek gelecekteki günleri çok önceden insanlara bildirmiştir.

1943 yılında yine bir başka kehanetinde: "Battık, Beyaz Rusya, Ukrayna ve Kırım; Naziler tarafından işgal edilecektir" diyordu...

II. Dünya Savaşı'nın sonunu kimsenin tahmin edemediği günlerde; 1945 Mayısı'nda savaşın biteceğini kesin olarak ileri sürüyordu...

1937 yılında yaptığı bir gösteride: "Hitler Doğuya saldırırsa ölür" demiş ve bu sözünden sonra Hitler tarafından istenmeyen adam ilan edilerek, başına 200.000 Mark mükafat konulmuştu. Geleceği bilmenin tabiat üstü bir olay olmadığını söyleyerek, gelecekte bu meseleye bilimsel açıklamaların getirileceğinin ilk sinyallerini de vermiştir...

Gelecek denilen şey geçmiş ile şimdinin devamıdır. Bunların arasında düzenli bağlantılar bulunmaktadır. Ancak Messing'in dediği gibi, bu bağlantıların işleyiş şekli günümüzde de henüz açıklanamamıştır.

Uykuda Geleceği Görme « Psişik Güçler

John W. Dunne adlı bir İngiliz, gelecek ile ilgili olayların rüyalarda görülebilmesiyle ilgili araştırmalarıyla tanınmıştır. W. Dunne: "insanlar geleceği görebilme gücüne acaba farkında olmadan sahip midir?" diye sormaktadır. Acaba henüz olmamış fakat ileride olacak bazı olaylar bir an için gözümüzün önünden geçiyor ve biz bunu farketmiyor muyuz?

Geleceği önceden görebilmek meselesi yeni bir konu değildir... Asırlardan beri bazı sıradışı insanların kehanet gücüne sahip olduklarına inanılmıştır. Hatta inanışın da ötesinde, tarih içinde örnekleri de görülmüştür.

W. Dunne'nun hazırlayarak bilim adamlarına sunduğu raporda, rüyalarda gelecekten haber alınabileceğiyle ilgili kanıtları ortaya koymaya çalışmıştır. John W. Dunne, İngiltere'nin ilk askeri uçağının planını çizen dünyaca tanınmış bir uçak mühendisidir.

1928'lerde yayınladığı "Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserde, W. Dunne, geleceği görme sahasında yaptığı araştırmalarını açıklamıştır. O yıllarda bilimsel çevrelerden çok miktarda eleştiri almasına rağmen aynı zamanda birçok psikolog ve fizikçi için yeni araştırma sahaları açmıştır.

W. Dunne bir şeyi daha evvel görmüş olmak duygusunun, aynı deneyimin daha önce bir rüyada insanın başından geçmiş olabileceğini iddia etti. Kendisini bu araştırmalara sevkeden, görmüş olduğu bir rüyası olmuştur.

W. Dunne o rüyasında kendisini bir adadaki dağın yamacında görmüştü. Dağın üzerindeki çatlaklardan duman ve buhar sütunları yükseliyordu. Bu manzara karşısında: "Tanrım bütün dağ infilak edecek" diye bağırmaya başlamıştı. Rüyanın daha sonraki bölümünde W. Dunne kendisini başka bir adada bulmuştu. Ölüm tehlikesindeki adalıları taşıyarak gemiler aramakla meşguldü. Kendisine yardım etmeyen Fransızlarla kavga ediyordu.

Bu rüyayı gördüğünde Afrika'nın tenha bir köşesinde bulunuyordu. Oraya gelen gazetelerde şu satırları okudu: "Martinigue'deki yanardağı patlamasında 40.000'den fazla insanın öldüğü tahmin ediliyor..." W. Dunne yazının geri kalan bölümünde patlamanın rüyasında gördüğü şekilde olduğunu okudu. Rüya gerçeğe uygundu... Bu olay üzerine uzun zaman düşünen W. Dunne, seneler sonra ikinci bir rüya gördü...

Bu rüyasında: "Yüksek demir parmaklıklarla çevrili iki tarlanın arasındaki yolda yürümekteydi. Aniden tarlanın birindeki bir at kişnemeye ve hiddetle tepinmeye başladı. Parmaklığa göz atan W. Dunne'nin içi rahatladı. Hayvan bunun üzerinden atlayamazdı. Fakat birkaç dakika sonra arkasında nal sesleri duyarak başını çevirdiğinde, azgın atın arkasından geldiğini gördü."

Ertesi gün mühendis kardeşi ile balığa çıkmıştı. Yolda giderken bir aralık kardeşine: "Şu ata bak" diye haykırdı. Etrafına bakındığında, rüyasında gördüğü yerde atın durduğunu hayretler içinde farketti. Yüksek parmaklığın arkasında da rüyasında olduğu gibi bir at çılgınca tepinmekle meşguldü.

W. Dunne: "Her şey rüyamdaki gibi olacak değil ya... Bu atın parmaklığı aşabileceğini zannetmiyorum" dedi. Fakat daha sözlerini bitirmemişti ki, at, parmaklığın üzerinden atladığı gibi üzerlerine saldırdı. İki kardeş zar zor kaçarak kendilerini kurtarabildiler. Bu olay W. Dunne'i çok etkilemişti. Atın saldırması değil, rüyasının gerçekleşmesi onu oldukça rahatsız etmişti...

W. Dunne bu türden rüyalar görmeye devam etti. Rüyalarda şaşılacak bir şey yoktu... Şaşılacak olan bu rüyaların gerçekleşmekte olduğuydu!... W. Dunne ilk önceleri geleceğe ait olayları görme duyusunun yalnız kendisine ait olduğunu zannediyordu... Ama bu tip olaylarla karşılaşan arkadaşlarım dinledikten sonra, bu olaylarla karşılaşan çok sayıda kişinin bulunduğunu farketti. Bu da onu araştırmaya ve olayın ardındaki gizemi çözebilmek için büyük bir çabaya yöneltti.

İlk araştırmaları, insanın geleceği görmesine engel olan şeyin uykuda bazı şartlar altında ortadan kalkabildiği gerçeğiyle karşılaşmasını sağladı. Fakat herkes bu şekilde geleceği göremiyordu. Kaldı ki birçok kişi uykudan uyandıktan sonra rüyalarım unutuyordu. Bu da ayrı bir sorundu. Belki de birçok kişi gelecekle ilgili bilgiler almakta fakat daha sonra uyanınca bunu unutmaktaydılar...

W. Dunne çalışmalarını sürdürürken rüyalarını unutmamak için kağıdını kalemini yatağın kenarında bulunduruyor ve gördüğü rüyaların tümünü uyandıktan sonra derhal not ediyordu. Tanıdıklarına da, rüyalarını bu şekilde kaydetmelerini söylüyordu.

Oxford Üniversitesi'nin öğrenceleri arasında yapılan bu tip deneyler; şaşırtıcı sonuçlar verdi. Geleceğe ait rüyaların geçmişe ait olanlardan çok daha fazla olduğu ortaya çıktı!...

"Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserini bu araştırmalara dayanarak yazdı. W. Dunne daha sonraları, rüyaların geleceği öğrenmek için tek yol olmadığına karar verdi. Çok geçmeden uyanıkken de geleceğe ait bazı kehanetlerde bulunabildiğini keşfetti. Örneğin bazen hiç okumadığı bir kitabı eline alarak bunun içindeki olaylardan bahsedebiliyordu.

W. Dunne gördüğü rüyaların gerçekleşmesinden çok etkileniyordu. Bu olaylar, kendisine görünmeyen bir alemin görünmeyen bazı prensiplerini görünür kılıyordu. Ve sonunda insanın içinde büyük bir sırrın saklı olduğu gerçeğini kabul etti. Yaşamı boyunca çok sayıda insanın haberci rüyaları ile ilgili geniş bir araştırma yapan W. Dunne, özellikle kendisine anlatılan rüyaların içlerinden birkaç tanesini hiç ama hiç unutamadığını ifade etmiştir...

Duyarlı Bitkiler « Paranormal Olaylar

Ottowa Üniversitesi'nden bilim adamları Profesör Pearl Weinberger ve Mary Measures Coloradolu bitki uzmanı Retallack'ın yardımıyla bitkilere günde 12 saat boyunca çeşitli müzikler dinlettiler. Üç hafta sonunda rock müziği dinleyenlerde aşırı gelişme Bach ve Haydn dinleyenler de sese doğru yatar şekilde uzama, folk müziğinde ise belirgin hiçbir gelişme olmadığını tespit ettiler.

Bu alanda yapılan başka bilimsel çalışmalardan biri de yalan makinesı uzmanı Clee Backster tarafından gerçekleştirilmiştir. Yalan makinesine bağlanan bitkilerin insanlardan yayılan düşünceleri algılayabildiklerini laboratuarda ispatlamışlardır.

Yalan makinesine bağlı bir bitkinin karşısına geçip yapraklarından birini yaksam nasıl tepki verir diye düşününce yalan makinesinin göstergesinde büyük bir sıçrama kaydedilir. Daha sonra Kalifornia'da kimyager Marcel Vogel aynı deneyi yapmış ve aynı sonuca ulaşmıştı. Günümüzde de sürdürülen bitkiler üzerindeki bu araştırmalar, bitkilerin inanılmaz algılamalarını gözler önüne sermektedir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy