Parapsikoloji

Uyuyan Kâhin « Genel

Birçok ünlü ve başarılı kahin, kehanetlerini uykularında rüya kanalıyla ya da derin bir konsantrasyonla sağladıkları trans durumlarında söylemişlerdir. Her ikisinin de ortak özelliği, bir gevşeme halinin oluşmasına imkan vermesiydi. Özel şartlarla yerine getirilen konsantrasyon ve trans hali belki de uykuda iken kendiliğinden sağlanıyordu... Nitekim yapılan günümüz Parapsikoloji araştırmaları bu görüşü desteklemektedir.

Trans haline geçerek kehanetlerini söyleyebilenlerden biri de, dünyaca tanınmış kahin Edgar Cayce'dir. Kendisinin günümüze dek gerçekleşmiş ve gerçekleşmeyi bekleyen çok sayıda kehaneti bulunmaktadır. Kehanetlerini uykuya benzer bir trans hali içinde söylediği için, kendisine "uyuyan kahin" lakabı verilmiştir.

Edgar Cayce, Trans halindeyken geçmiş ve gelecekle ilgili bütün sorulan rahatlıkla yanıtlıyor; geçmişten ve gelecekten haberler verebiliyordu. Uyandığı zaman bunların hiç birini hatırlayamaması da konuyu daha ilginç bir hale getiriyordu. Bu da, onun gerçek anlamda bir transa girdiğinin en büyük göstergesiydi...

Edgar Cayce 19011945 yıllan arasında transa girerek çok sayıda kehanetlerde bulundu. Buları toplayıp arşivleyen ARE Derneği (Association for Research and Englightenment, Virginia Beach) kayıtlarında tuttuğu Edgar Cayce'nin çok sayıdaki kehanetiyle ilgili çalışmalarına günümüzde halen devam etmektedir.

I. Dünya Savaşı bittiğinde Edgar Cayce şöyle diyordu: "Eğer Ver say Konferansı başarılı geçerse, dünya barış dolu bir bin yıl geçirecektir. Eğer başarısız otursa; insanlık 1940 yılında ikinci ve çok daha dehşetli bir savaşa sürüklenecektir."

Gerçekleşen Kehanetlerinden Birkaçı

Wall Street'in iflasını ve Ekonomik bunalımı, Hindistan'ın bağımsızlığını kazanmasını, Hitler'in düşüşünü, Sovyetler Birliği'nin güçleneceğini, Amerikan Başkanları'ndan Kennedy'nin görevi sırasında öldürüleceğini, Lazer ışınlarının kullanılacağını, Bimini yakınlarında tarih öncesi devirlerle ilgili (Atlantis) kalıntıların bulunacağını çok önceden söylemiştir.

Gerçekleşen ve gerçekleşmeyi bekleyen kehanetleri arasında yeryüzündeki depremlerle ilgili açıklamaları da bulunmaktadır.

Japonya'nın büyük bir bölümünün suya gömülmesi, San Francisco ve Los Angeles şehirlerinin depremler sonucu tamamen yerle bir olacağı, daha sonra New York'un yıkılacağı, Atlantik Okyanusu'nda kıtaların yer değiştirmesi ve jeolojik diğer değişimlerle birlikte Batık Ülke Atlantis'in yeniden suların üstüne çıkacağı ve böylelikle tarihin geçmiş dönemlerindeki birçok gizemin aydınlanacağı; gerçekleşmesi beklenen ciltler dolusu kehanetlerinden yine sadece birkaç tanesidir.

Atlantis henüz suların üstüne çıkmadı ama suların altında olduğu ve aynen Edgar Cayce'nin söylemiş olduğu yerde bulunduğu geçtiğimiz yıllarda ispat edildi. Edgar Cayce 1940 yılında yine bir trans halindeyken: "Poseidia Atlantis'in yükselecek ilk kısımlarında yer alacaktır" diyordu. 1933 yılında ise, Atlantis'in yeniden keşfedileceğini söylerken, Poseida'nın Florida açıklarında Bimini'nin yakınlarında olduğunu ileri sürüyordu. Yıllar sonra Edgar Cayce'nin yine yanılmadığı ortaya çıktı. Bimini bölgesinde araştırmalar yapan Dr. J. Manşon, Jack Mayol ve Harold Climo 1968 yılında Okyanus'un altında yeralan; taşlardan yapılmış yollar, büyük bir duvar ve yapılar keşfettiler. Bimini Duvarı olarak dünyaya duyurulan bu haber yine Edgar Cayce'nin hatırlanmasına sebebiyet vermişti...

Edgar Cayce bu yüzyılın sonuna doğru insanlığın aydınlanacağını ve büyük bir spiritüel uyanışa kavuşacağını da ileri sürmüş, eşine çok ender rastlanan kahinlerdir biridir.

Hayaletlerle Karşılaşmak « Paranormal Olaylar

Hayaletlerin tarihçesi hakkında kesin bir bilgimiz yok. Ama her toplumda görüldükleri rapor edilmiştir. Son yıllarda özellikle batıda bu konu enine boyuna araştırılıyor. Hayaletlerin davranış biçimlerinden, görünümlerinden ve insan üzerindeki fiziksel etkilerine kadar geniş bir yelpaze ele alınıyor. Bütün bu çalışmalar hayaletlerin bilimsel açıklamasına olduğu kadar, ölüm ve ölüm ötesine, ölüm ötesi yaşama da cevaplar getiriyor.

Batıda yapılan çalışmalar o denli kapsamlı bir şekilde ilerlemektedir ki hayaletlerin hayvanlar üzerindeki etkilerini bile araştırma konusu yapmışlardır. Bu alanda yapılan araştırmalarda kedilerin köpeklere nazaran hayaletlerden korkmadığı ama sinirlendiği tespit edilmiştir. Kedilerin hırçınlaştıkları, buna karşın köpeklerin korkup bir yerlere saklanmak istedikleri görülmüştür.

Köpek, hayaleti fark ettiğinde kuyruğunu bacaklarının arasına alıp kanepenin altına saklandığına birçok kişi şahit olmuştur. Yurt dışında yapılan çalışmalarda hayaletlerin tespit edilmesinde köpeklerin bu özelliklerinden faydalanarak hayalet bulucu olarak kullanıldıkları görülmüştür.

BEDENSİZ VARLIKLARIN ETKİSİ

Türkiye'de yaşanan bu sıradışı olaylar, dünyanın hemen her köşesinde de yaşanmaktadır. Bu nedenle her yıl çeşitli ülkelerde toplanan Uluslararası Resmi Parapsikoloji toplantılarında örneklerin bilimsel değerlendirmeleri yapılır ve ortak bildiriler kamuoyuna sunulur.1999 yılında Cenevre'de yapılan toplantının hemen sonrasında bedensiz varlıkların etkisi adlı açıklama şöyledir:

Bedeni terk ettikten sonra "Öte Aleme" tam uyum sağlayamayan ve dünyadan kopmakta tereddüt gösteren bazı varlıkların, bu tür olayların meydana gelmesine sebebiyet verdikleri bilinmektedir. Bu tip varlıklar, kendilerini insanlara duyurabilmek ve bazı isteklerini yerine getirebilmek için bazı olayları meydana getirebilmektedirler.

Her ne kadar ileri seviyeli varlıklar olmasalar da yine de meydana getirdikleri bu olaylar, insanları düşünmeye ve araştırmaya sevkettikleri için büyük bir önem taşır. Dünyanın çeşitli yerlerinde bu tip olaylarla karşılaşılmıştır. Ve bu bütün gelişmeler ruhun ölmüş olduğuna ve ölümden sonra da yaşamın devam ettiğinin en büyük kanıtlarından biri olarak kabul edilmiştir.

Uykuda Geleceği Görme « Psişik Güçler

John W. Dunne adlı bir İngiliz, gelecek ile ilgili olayların rüyalarda görülebilmesiyle ilgili araştırmalarıyla tanınmıştır. W. Dunne: "insanlar geleceği görebilme gücüne acaba farkında olmadan sahip midir?" diye sormaktadır. Acaba henüz olmamış fakat ileride olacak bazı olaylar bir an için gözümüzün önünden geçiyor ve biz bunu farketmiyor muyuz?

Geleceği önceden görebilmek meselesi yeni bir konu değildir... Asırlardan beri bazı sıradışı insanların kehanet gücüne sahip olduklarına inanılmıştır. Hatta inanışın da ötesinde, tarih içinde örnekleri de görülmüştür.

W. Dunne'nun hazırlayarak bilim adamlarına sunduğu raporda, rüyalarda gelecekten haber alınabileceğiyle ilgili kanıtları ortaya koymaya çalışmıştır. John W. Dunne, İngiltere'nin ilk askeri uçağının planını çizen dünyaca tanınmış bir uçak mühendisidir.

1928'lerde yayınladığı "Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserde, W. Dunne, geleceği görme sahasında yaptığı araştırmalarını açıklamıştır. O yıllarda bilimsel çevrelerden çok miktarda eleştiri almasına rağmen aynı zamanda birçok psikolog ve fizikçi için yeni araştırma sahaları açmıştır.

W. Dunne bir şeyi daha evvel görmüş olmak duygusunun, aynı deneyimin daha önce bir rüyada insanın başından geçmiş olabileceğini iddia etti. Kendisini bu araştırmalara sevkeden, görmüş olduğu bir rüyası olmuştur.

W. Dunne o rüyasında kendisini bir adadaki dağın yamacında görmüştü. Dağın üzerindeki çatlaklardan duman ve buhar sütunları yükseliyordu. Bu manzara karşısında: "Tanrım bütün dağ infilak edecek" diye bağırmaya başlamıştı. Rüyanın daha sonraki bölümünde W. Dunne kendisini başka bir adada bulmuştu. Ölüm tehlikesindeki adalıları taşıyarak gemiler aramakla meşguldü. Kendisine yardım etmeyen Fransızlarla kavga ediyordu.

Bu rüyayı gördüğünde Afrika'nın tenha bir köşesinde bulunuyordu. Oraya gelen gazetelerde şu satırları okudu: "Martinigue'deki yanardağı patlamasında 40.000'den fazla insanın öldüğü tahmin ediliyor..." W. Dunne yazının geri kalan bölümünde patlamanın rüyasında gördüğü şekilde olduğunu okudu. Rüya gerçeğe uygundu... Bu olay üzerine uzun zaman düşünen W. Dunne, seneler sonra ikinci bir rüya gördü...

Bu rüyasında: "Yüksek demir parmaklıklarla çevrili iki tarlanın arasındaki yolda yürümekteydi. Aniden tarlanın birindeki bir at kişnemeye ve hiddetle tepinmeye başladı. Parmaklığa göz atan W. Dunne'nin içi rahatladı. Hayvan bunun üzerinden atlayamazdı. Fakat birkaç dakika sonra arkasında nal sesleri duyarak başını çevirdiğinde, azgın atın arkasından geldiğini gördü."

Ertesi gün mühendis kardeşi ile balığa çıkmıştı. Yolda giderken bir aralık kardeşine: "Şu ata bak" diye haykırdı. Etrafına bakındığında, rüyasında gördüğü yerde atın durduğunu hayretler içinde farketti. Yüksek parmaklığın arkasında da rüyasında olduğu gibi bir at çılgınca tepinmekle meşguldü.

W. Dunne: "Her şey rüyamdaki gibi olacak değil ya... Bu atın parmaklığı aşabileceğini zannetmiyorum" dedi. Fakat daha sözlerini bitirmemişti ki, at, parmaklığın üzerinden atladığı gibi üzerlerine saldırdı. İki kardeş zar zor kaçarak kendilerini kurtarabildiler. Bu olay W. Dunne'i çok etkilemişti. Atın saldırması değil, rüyasının gerçekleşmesi onu oldukça rahatsız etmişti...

W. Dunne bu türden rüyalar görmeye devam etti. Rüyalarda şaşılacak bir şey yoktu... Şaşılacak olan bu rüyaların gerçekleşmekte olduğuydu!... W. Dunne ilk önceleri geleceğe ait olayları görme duyusunun yalnız kendisine ait olduğunu zannediyordu... Ama bu tip olaylarla karşılaşan arkadaşlarım dinledikten sonra, bu olaylarla karşılaşan çok sayıda kişinin bulunduğunu farketti. Bu da onu araştırmaya ve olayın ardındaki gizemi çözebilmek için büyük bir çabaya yöneltti.

İlk araştırmaları, insanın geleceği görmesine engel olan şeyin uykuda bazı şartlar altında ortadan kalkabildiği gerçeğiyle karşılaşmasını sağladı. Fakat herkes bu şekilde geleceği göremiyordu. Kaldı ki birçok kişi uykudan uyandıktan sonra rüyalarım unutuyordu. Bu da ayrı bir sorundu. Belki de birçok kişi gelecekle ilgili bilgiler almakta fakat daha sonra uyanınca bunu unutmaktaydılar...

W. Dunne çalışmalarını sürdürürken rüyalarını unutmamak için kağıdını kalemini yatağın kenarında bulunduruyor ve gördüğü rüyaların tümünü uyandıktan sonra derhal not ediyordu. Tanıdıklarına da, rüyalarını bu şekilde kaydetmelerini söylüyordu.

Oxford Üniversitesi'nin öğrenceleri arasında yapılan bu tip deneyler; şaşırtıcı sonuçlar verdi. Geleceğe ait rüyaların geçmişe ait olanlardan çok daha fazla olduğu ortaya çıktı!...

"Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserini bu araştırmalara dayanarak yazdı. W. Dunne daha sonraları, rüyaların geleceği öğrenmek için tek yol olmadığına karar verdi. Çok geçmeden uyanıkken de geleceğe ait bazı kehanetlerde bulunabildiğini keşfetti. Örneğin bazen hiç okumadığı bir kitabı eline alarak bunun içindeki olaylardan bahsedebiliyordu.

W. Dunne gördüğü rüyaların gerçekleşmesinden çok etkileniyordu. Bu olaylar, kendisine görünmeyen bir alemin görünmeyen bazı prensiplerini görünür kılıyordu. Ve sonunda insanın içinde büyük bir sırrın saklı olduğu gerçeğini kabul etti. Yaşamı boyunca çok sayıda insanın haberci rüyaları ile ilgili geniş bir araştırma yapan W. Dunne, özellikle kendisine anlatılan rüyaların içlerinden birkaç tanesini hiç ama hiç unutamadığını ifade etmiştir...